• Bize Ulaşın
    0537 364 0921
  • Bostancı / İstanbul

Subliminal Hipnoz

Bu kitap size uluslararası zihin yıkamanın ve geri kalmışlığın bir başka boyutunu anlatacaktır. Sadece ülkemizde milyar dolarları bulan porno ve benzeri yasadışı ticaretin bu miktarlara ulaşma nedenine ve gençlerin buna nasıl yönlendirildiğine dair örnekleri gösterecektir. Bu eserde ülkeler arası bir gizli savaşı, dünyayı yönetenlerin nasıl sessizce zihnimize girdiğini okuyacak ve gençlerimizi gelecekte ne gibi tehlikelerin beklediğini göreceksiniz.

Read More

Tuhaf Savaşın Güncesi – Jean Paul Sartre

Sartre, edebiyat kavramını “yazar”, “yazarın görevi” ve “okurun konumu” üzerinden üç ayrı kategoride ele alıyor. Yazarı, çağının dünyasına sırt çevirmeyen, yaşadığı dönemin gerçeklerinden, çıkmazlarından esinlenerek tavrını ve eylemini belirleyen aydın olarak görüyor. Bireyin kökten özgürlüğünü savunan varoluşçuluğun bu büyük sözcüsü, okurlarını da özgürleşme sürecine taşıması gereken aydının görevini ‘yazarken değiştirmek, yazarken özgürleştirmek’ diye tanımlıyor.
A. Ömer Türkeş

Gerçekten de çağının vicdanı ve tanığı olabilmiş bir yazarın, Sartre’ın sanatının, felsefesinin ve yaşamının izini sürmek
isteyenler için bulunmaz bir hazine olan günceleri ilk defa Türkçede…

Read More

Ulus Devlet ve Şiddet – Anthony Giddens

Bu kitapta askeri iktidarın geleneksel ve modern devletlerin örgütlenmesindeki rolü üzerinde oldukça durdum. Şiddet araçlarını kimin denetlediği, bu denetimin ne derece tam olduğu ve ne gibi amaçlar için kullanıldığı “silahlı kuvvetler”e sahip tüm toplumlar için önemli konulardır. Ne var ki, gözetleme ve şiddet araçlarının denetimi, hem 19. yüzyılda hem de günümüzde, içerisinde Marksizm’in de yer aldığı, en etkili toplum kuramı ekollerinin gözünden çoğunlukla kaçmış olan olgulardır. Her iki olgu da, Marksizm’in temel ilgi alanlarını oluşturan iki konu -kapitalizm ve sınıf çatışması- ile ilişkileri bağlamında incelenmelidir; fakat her ikisi de modernitenin gelişimindeki bağımsız etkiler olarak bu alanların yakınında yer almaktadır…

Anthony Giddens

Read More

4 3 2 1 (Paul Auster)

“Auster’ın en büyük, en yürek burkan, en doyurucu romanı, gerçeklerin ve olasılıkların, aşkın ve yaşamın sürükleyici ve şaşırtıcı öyküsü” olarak tanımlanan yapıt, bir aile destanı havasında başlıyor ve o aile bireylerinden birinin kendi yaşamını “ya öyle olmasaydı” diye sürdürmesiyle devam ediyor.
 
Sadece bir ailenin ve bir kişinin yaşamıyla sınırlı kalmayan roman, Soğuk Savaş, Rosenberg’lerin idamı, Kennedy ve Martin Luther King suikastları, Vietnam Savaşı, My Lai katliamı, 1968 üniversite olayları gibi konuları da ayrıntılarıyla işleyerek 20. yüzyılın ikinci yarısına panoramik bir bakış sunuyor ve bu deneyimleri bitmek istemeyen, akıcı, keyifli cümlelerle aktarıyor.
 
Auster kitabını yorumlarken, “Kendi yaşamımdan bazı şeyleri aktardım, ama hangi yazar bunu yapmaz ki?” diyor ve, “Ben tanıdığım, bildiğim dünyayı, kendi yaşadığım ve sürprizlerle dolu deneyimleri yansıtmaya çalışıyorum, ömrüm boyunca bu kitabı yazmak için bekledim,” diye tamamlıyor sözünü.

Read More

Devlet Gibi Görmek – Bazı Toplumsal Kalkınma Planlarının Başarısızlık Hikayeleri

İnsanların yaşam koşullarını iyileştirme amacıyla yola çıkan planlama projeleri neden başarısız oldu?
Anarşist düşünür James C. Scott, bu temel sorudan yola çıkarak devlet merkezli kent ve köy planlaması deneyimlerini mercek altına alıyor. Fransa’dan Brezilya’ya, Sovyetler Birliği’nden Tanzanya’ya bir yolculuk yaparak devletçi planlamanın başarısızlıklarını analiz ederken, benzer toplum mühendisliği felaketlerinin tümünde ortak olan koşulları da gün yüzüne çıkarıyor.

Gerçekliği kendi vizyonlarına uydurmaya çalışan tek adamları, gerçekliğe yalnızca masa başında yaptıkları plan çerçevesinden bakıp ona uymayan her yönünü yok sayan memurları ve hepsinin ötesinde, otoriter yüksek modernizmin ayrılmaz bir parçası olan ve gerçekliği şekillendirilecek bir nesne olarak gören despotluğu irdeleyen Scott, Devlet Gibi Görmek’te “planlama” kavramının gerçek toplumsal dokuyla uyuşmaz olduğu görüşünü etkin bir şekilde savunuyor.

Read More

Altın Çiçeğin Sırrı – Bir Yaşama Kitabı

Altın Çiçek, Yaşam İksiridir.

Elinizdeki eser, mistisizm dünyasının en kadim klasiklerinden bir tanesi ve Batı’ya misyoner ve teolog
Richard Wilhelm tarafından ulaştırılmış kadim Çin’in ruhsal simya el kitabıdır. Bu eser, çağlar boyunca
sözlü öğreti olarak aktarılmış ve Taocu izdeşlere ışığın gözönünde canlandırılması ve insanın içindeki
enerji kanallarındaki dolaşımı aracılığıyla içsel genedoğumun nasıl başarılacağını öğretmiştir.

Carl Jung bu eserin tercümesi sırasında, Richard Wilhelm’i psikiyatrinin deneyimleri açısından, metnin
içindeki Sırrı nasıl araştıracağı konusunda yönlendirmiştir. Bizler için Altın Çiçek, aynı zamanda
çağımızın psişesindeki karanlığın içinde parlayan evrenin ve bilgeliğin ışığını anlatmaktadır. Bu
olağanüstü kitap daha şimdiden Batı toplumunda bu tür bir iyileşmeyi başlatmıştır.

Read More

Susamlı Halkanın Tılsımı

Ekmek, peynir, zeytin ve yoğurttan sonra, Artun Ünsal şimdi de Orhan Cem Çetin’in fotoğrafları eşliğinde bu susamlı halkanın hikâyesini, sırlarını anlatıyor. Afiyet olsun!

Topkapı Sarayı’ndan günümüzün simit saraylarına… İstanbul’da yaşayan, bu kente yolu düşen herkes bir şekilde üzeri bol susamlı ya da susamsız simitlerin tiryakisi olmuş, keyifle tatmıştır. Bir anda açlık bastırınca imdat niyetine, kimi zaman cebinde birkaç kuruş kalmışken yemek yerine, bütün gün çalıştıktan sonra bir taşıttan ötekine aktarma yapıp eve dönerken insanın “içi ezilince” ya da bir pazar günü sıcacık aile sofrasında kahvaltı edilirken, özenle hazırlanmış ev reçelleri ve çarşıdan alınmış güzel peynirlerin yanına, sokağın keyifli lezzetini de içeri buyur ederken, simit her zaman baş tacımızdır. Sadece geleneksel simitler mi? Kandil simitleri, şekerli simitler, şimdilerde satılmaya başlanan zeytinli, peynirli, sucuklu, sosisli, ay çekirdekli, tahıllı simitler, hatta kepekli undan yapılanlar…

Geleneksel fırınların üretimi dışında artık en son teknoloji ve modern pazarlama yöntemleriyle satışa sunulmasına karşın, simit aslında hakkında çok az şey bildiğimiz bir yiyecektir: Simit sözcüğü nereden çıkmış, simidi ilk kimler yapmış, simidin kültür tarihimizdeki yeri, geleneksel simitlerin şimdilerde yapılanlardan farkı, simit çeşitleri, üretim tekniklerinde yüzyılları kapsayan evrim ve değişmenin boyutları, simidin çay ve peynirle ilk buluşması üzerine bilgi dağarcığımızı genişletmek gerekir. Dünya gittikçe küreselleşirken ve yerel kültürel zenginliklerimizi gelecek kuşaklara aktarmanın taşıdığı önem ortadayken, nerdeyse genlerimize geçmiş simit alışkanlığımız, daha doğrusu aşkımız da ihmal edilememelidir.

Read More

Saflık ve Tehlike – Kirlilik ve Tabu Kavramlarının Bir Çözümlemesi

Yaşayan antropologlar arasında başka disiplinler üzerinde en fazla etki yaratmış isimlerden biridir Mary Douglas. Klasik eseri Saflık ve Tehlike’de yetkin bir örneğini verdiği metodolojisinin en önemli yanı, “ilkel” denen kültürleri ve kendi kültürünü anlamak için ayrı ayrı analiz yöntemleri kullanmayı, o kültürleri “ötekileştirmeyi” reddetmesidir. Sömürgeci antropoloji geleneğinin, kendi kültürünü rasyonel ve üstün, diğer kültürleri de içerdikleri “tuhaf” inançlar ve ritüellerden dolayı irrasyonel, çocuk ya da nevrotik görme tavrını entelektüel olarak savunmak bu kitapla birlikte imkânsız hale gelmiştir. İlk kez yayımlandığı 1966’dan bugüne kırk yıl içinde, ritüeller, sınıflandırma sistemleri ya da kolektif bellek üzerinde çalışan birçok araştırmacıya esin kaynağı olan bu müthiş kitabın Türkçede de benzer bir yaratıcılığı teşvuk etmesini umuyoruz.

Read More

Kadın Psikolojisi ve Toplumsal Cinsiyet

Son derece açık, kapsayıcı ve güncellenmiş içeriğiyle Kadın Psikolojisi ve Toplumsal Cinsiyet: İnsan Deneyiminin Yarısı ve Daha Fazlası isimli bu eser, feminist ve psikolojik bakış açısıyla klasik ve yakın zamandaki araştırmalara yönelik oldukça doyurucu bir inceleme sunmaktadır. Yazarlar, Nicole M. Else-Quest ve Janet Shibley Hyde, (toplumsal) cinsiyetler arasında kültürel ve biyolojik benzerlikleri ve farklılıkları incelerken bunların çoğu zaman eşitsizliğin bir sonucu olduğunu belirtirler. Kendisini kanıtlamış bu kaynak toplumsal cinsiyetin, cinsel yönelimin, etnik kökenin kesişimselliğinin dinamik etkilerinin psikoloji ve toplum bağlamında anlaşılmasına yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Aynı zamanda popüler kültürle ilgili eleştirel düşünceyi, psikoloji biliminin bireylerin yaşamını geliştirmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmeyi amaçlar. Bu nedenlerle, psikolojinin yanı sıra psikoloji alanı dışındaki araştırma ve uygulama alanları için de güncel bir kaynak olmaya adaydır. Her biri kendi alanında uzman akademisyenlerin katkısıyla dilimize kazandırılan, bilimsel çalışmalara dayalı bu kitabın, açıklığı ve anlaşılırlığı sayesinde bu konularla ilgilenen tüm okuyucular için dikkate değer bir kaynak olacağını umuyoruz.


Öne çıkan konular:
• Kadın psikolojisi ve toplumsal cinsiyet üzerine güncel teorik yaklaşımlar
• Cinsiyetler arası farklılıklar, bu araştırmalara yönelik eleştiriler ve cinsiyet ayrımı içermeyen araştırma yaklaşımları
• Cinsiyet, etnik köken, sosyal sınıf ve cinsel yönelim gibi sosyal kategorilere dayalı kesişimsel yaklaşım
• İletişimde cinsiyetçi dil kullanımı
• Yaşam boyu cinsiyet gelişimi
• İş hayatında kadınlara yönelik ayrımcılık
• Davranış üzerindeki biyolojik etkiler ve ikili cinsiyet sistemine dâhil olmayan bireylerle ilgili araştırmalar
• Cinsiyetle ilişkili sağlık sorunları ve sağlık sistemi içinde trans bireylerin yaşadığı zorluklar
• Cinsellik ve cinsel yönelimle ilgili güncel yaklaşımlar
• Taciz, istismar ve bu kapsamda geliştirilen müdahale programları
• Feminist açıdan erkek psikolojisi ve erkeklik

Read More

Astrolojinin Anahtar Sözcükleri

Bu el kitabı geleneksel astrolojik deyimler ve yorum konusunda çok sağlam bir temel sunuyor.Sayfanın kenarına yerleştirilmiş sembolleri ve harika tasarımı ile astrolojik çalışmalarda çok iyi bir referans niteliğinde.

Read More