• Bize Ulaşın
    0537 364 0921
  • Bostancı / İstanbul

Çizimin Sırları

Biraz kararlılık ve istekle herkes iyi çizim yapmayı öğrenebilir.Çizimin Sırları kitabının başlanğıç noktası da bu.Bu kitap farklı yeteneklerdeki bütün öğrenciler ve çizim meraklıları için pratik ve kapsamlı bilgiler içeren bir kaynak olma özelliğini taşımaktadır.Kitapta nesne çizimi ve natürmonrt; figür çizimi ve portre; bitki, manzara ve hayvan çizimleri gibi geniş bir yelpazede örnekler aracılığıyla pratik yapma ve kendini geliştirme olankları sunulmakta ve bütün bu çizim örnekleri perspektif ve kompozisyonla ilgili bilgilerin yanı sıra çok sayıda tekniğin açıklanmasıyla desteklenmektedir.

Read More

Bolluk Paradoksu – Az Aslında Çoktur

İster bir kot pantolon satın alıyor, ister iş alternatifleri arasından seçim yapıyor olalım, günlük kararlarımız, karşı karşıya kaldığımız seçenek fazlalığı nedeniyle giderek daha karmaşık hale geliyor. Daha fazla seçeneğin daha iyi alternatifler ve daha fazla tatmin demek olduğunu zannediyoruz, ama seçenek bolluğunun tehlikelerine dikkat: Kararlarınızı, henüz onları almadan sorgulamanıza yol açabilir, sizi gerçek dışı, yüksek beklentiler içine sokabilir ve sonunda kendinizi suçlamanıza neden olabilir.
Barry Schwartz, elinizdeki kitapta şu çıkarıma varıyor: Seçenekleri elemek, stresi, kaygıyı ve yoğunluğumuzu büyük oranda azaltabilir. Bolluk Paradoksu, seçenekleri makul bir sayı ile sınırlandırmanız, önemli seçeneklere odaklanıp diğerlerini görmezden gelme disiplinini edinmeniz ve sonunda yaptığınız seçimlerden daha büyük tatmin duymanız için pratik çözümler öneriyor.
 
 
Bu kitap iki açıdan paha biçilmez. Birincisi, çoğumuzun daha az seçenekle daha varlıklı hissedeceğini ortaya koyuyor. İkincisi pek çoğumuzun en iyi seçimi yapmak için haddinden fazla uğraştığımızı anlatıyor. Aynı zamanda seçim ve mutluluk arasındaki psikolojik araştırmalara da bir giriş kitabı niteliğinde.
                                                               DANIEL KAHNEMAN,

Read More

Shantaram

“Aşk, kader ve yaptığımız seçimler hakkında bildiklerimi öğrenmem çok uzun sürdü, dünyanın pek çok yerini dolaşmam gerekti ama hepsinin özünü bir anda, bir duvara zincirlenmiş halde işkence görürken kavradım.”

“Eşsiz, kesinlikle çok cesur ve inanılmaz vahşi. Shantaram en zengin hayal güçlerini bile hazırlıksız yakalayacak.”
-Elle

“Shantaram ilk cümlesiyle tavlıyor. Heyecanverici, dokunaklı ve korkutucu… Muhteşem bir roman.”
-Detroit Free Press

“Çok zekice… Canlı karakterlerle dolu.Ama Shantaram’daki en güçlü karakter şehrin ta kendisi, Bombay. Roberts’ınHindistan’a, orada yaşayan insanlara duyduğu içten sevgi, kitabı okumayı daha da zevkli kılıyor. Roberts bizi Bombay’ıngecekondularına, uyuşturucu satılan mekanlarına, batakhanelerine, barlarına götürüyor ve, siz de gelin, diyor. Biz de gidiyoruz.”
-The Washington Post

Read More

Beyindeki Hayaletler – İnsan Zihninin Gizemlerine Doğru

İki yüzyıldır süren araştırmalara rağmen, Yüzleri nasıl tanırız? Niçin ağlarız? Neden güleriz? Neden rüya görürüz? Neden müzik ve sanattan zevk alırız? gibi insan zihni konusundaki en temel sorulara cevap veremiyoruz. Çok daha büyük bir soru olan “Bilinç nedir?”in de hâlâ bir yanıtı yok. Ne var ki yeni deneysel yaklaşımlar ve görüntüleme tekniklerinin gelişimiyle birlikte insan beynine dair anlayışımız da yavaş yavaş değişmekte.

Sinirbilimin Sherlock Holmes’u V. S. Ramachandran’ın bu kitabı, birçok nöroloji hastasının gerçek yaşam öykülerinden oluşuyor. Ramachandran; hayalet uzuvlar, beden imgesi ve benliğin aldatıcı doğasına dair bulgularından bahsettiği bu kitabının her bölümünde okuru şaşırtıyor, ve birbirinden ilginç vakalar üzerinden insan doğası ve zihninin bizden sakladığı bazı yönlerini aydınlatıyor.

Omzunun üzerinden arkaya bakıp da kökeni hakkında sorular soran, bu kılsız ve çocuksu primatta kesinlikle tuhaf bir şey var. Daha da tuhafı, beynin başka beyinlerin nasıl çalıştığını keşfetmesi değil yalnızca, aynı zamanda kendi varlığıyla ilgili sorular da sormasıdır: Ben kimim? Ölümden sonra ne oluyor? Zihnimin kökeni beynimdeki sinir hücreleri mi? Eğer böyleyse, özgür iradenin amacı ne? İşte nörolojiyi büyüleyici yapan, bu soruların –beyin adeta kendini anlamak için mücadele etmektedir– özgün ve kendini yineleyen niteliğidir.

Read More

Novus & Yeni Dünya – Yeni İnsan – Yeni Bilinç

Temasçılar…
Onların bilinçaltlarının derinliklerine gizlenmiş alıkonma anılarını yüzeye çıkartmak üzere başladığımız bu zorlu yolculukta önümüze serilen bilgiler beklentilerimizin de ötesine geçti. Onlar, adeta insanlığa bir mesaj ulaştırmak için bir araya gelmişlerdi.
Elde edilen veriler; gezegenimize doğru yaklaşan büyük değişimlere, dünyadışı temaslar bakımından yakın geleceğe, temasçıların bu olağanüstü dönemde üstlenecekleri misyonlara, alıkonma olaylarının hızlanmasının sebeplerine, perde arkasında yapılmakta olan devasa hazırlıklara ve melez programına ışık tutan en güncel bilgilerin olağanüstü bir dokümantasyonunu oluşturdu.

Anlaşılan o ki, bu gezegen herkesin uyanması için daha fazla bekleyemeyecek ve yoluna uyananlarla devam edecek. Artık her bireyin, derhal yapay gündemden kendisini sıyırıp şapkasını önüne koyması gerekiyor. Büyük dönüşüm, dev bir tsunami benzeri vibrasyon dalgası şeklinde gezegenimizin ufkunda belirmiş durumda! Hâlâ uykuda olanları şiddetle sarsacak bir güçle yaklaşıyor.
Bu dönüşüm, Homo Sapiens’in görkemli bir finalle sahneden çekileceği ve yepyeni bir insan türünün yeryüzünde hüküm süreceği bir devrenin başlangıcı anlamına geliyor.

Yakın gelecekte yaşanacak olanlar, gezegenimiz ve insanlık için tam bir “kozmik devrim” olacak…
O gün, yeni devreye geçişin içsel ve dışsal sarsıntılarının sahne aldığı, ama kozmik bilgeliğin ilk ışıklarının da tüm ihtişamıyla dünya ufkunda yükseldiği gün olacak…

O gün, her zerresine kadar dejenere olmuş mevcut insan uygarlığının, yenisine yol vermek üzere, tüm köhnemiş yapılarıyla birlikte çökeceği gün olacak…
O gün, gökyüzünün ışıklı habercilerinin, evrensel yasalar gereğince kendilerini açık şekilde insanlığa tanıtacakları gün olacak…
Ve o gün “YENİ” bir gün olacak…​

Read More

Nefs Psikolojisi

Öncelikle nefsi anlamak için Sigmund Freud, Carl GustavJung ve diğer bazı Batılı araştırmacıların görüşlerine temas edeceğiz. Modern Batı psikolojisi bize iki boyutlu insanı anlatırken (bilinç ve bilinçdışı) nefs psikolojisi bizleri çok heyecan verici bir üçüncü boyuta götürecek: üst bilinçdışı veya âlem-i misal. Bu alanda, yeni bir kıtayı keşfeder gibi modern psikolojinin bilmediği hikmetlerle karşılaşacağız. İkinci bölümde kaygı, depresyon, nöroz gibi rahatsızlıkların üç boyutlu nefs yapısına göre ne manaya geliyor, anlamaya çalışacağız. Psikopatolojiye değişik bir zaviyeden bakışın, tedaviye de yeni imkânlar sunacağı kanaatindeyiz. Üçüncü bölümde derinliğine araştıran psikoterapiyi irdeleyeceğiz. İnsanın hiçbir zaman, düştüğü en derin kuyularda bile yalnız bırakılmadığını göreceğiz. Kapakta sizlere sunduğumuz resimdeki gibi, hayat okyanusunun engin sularında en karanlık gecelerde bile, mucizevi bir şekilde bir ışığın bizi hayat veren adaya yönlendirdiğini fark edeceğiz. Son bölümde örnekler vererek rüyaların dilini anlamaya gayret edeceğiz, sanki bir yıldızlar kapısından geçerek âlem-i misale temkinle adım atacağız. 

Read More

Sevgine İhtiyacım Var Bu Doğru Mu?

“Olanı Sevmek” kitabında, Byron Katie binlerce insana, zihni sorgulayarak mutluluğu bulmanın basit ve derin metodunu tanıttı. Şimdi “Sevgine İhtiyacım Var —Bu doğru mu?” asırlık endişe kaynağını inceliyor: başkaları ile olan ilişkilerimiz. Çığır açan bu kitabında Katie, sevgi ve onaylanmayı kazanmanız için size öğretilen her şeyi sorgulamanıza ve bu süreçte aşağıdaki sorularla özgün bir bağlantı bulmanıza yardım ediyor:
• Sevgi ve onay arayışı için öğrendiğimiz yollar bizi neden sadece hayal kırıklığına götürdü?
• Sevgi, ihtiyaç duymaktan nasıl farklıdır?
• The Work Yöntemi ile daha büyük kendini sevme ve kabul etmeye nasıl ulaşılır?
“Sevgine İhtiyacım Var -Bu doğru mu?” eksikliğini hissettiğiniz ve en çok istedikleriniz gibi görünen, hayatınızın her alanını eşinizin sevgisi, çocuğunuzun saygısı, bir sevgilinin şefkati ya da işvereninizin takdiri ile aydınlatmanıza yardım eder.  Katie sevgi, onay ve memnun etme arayışlarınızdaki düğümleri çözmenin, nasıl gerçek sevgiyi getirdiğini ve sizi kendi mutluluğunuzun sorumlusu yaptığını ortaya çıkarıyor.
BYRON KATIE kendi deyimi ile “gerçeğe uyanışı” 1986 yılında yaşadı ve o zamandan beri tüm dünyada yüzbinlerce kişiye  The Work – Çalışma yöntemini tanıttı. 

Read More

Bütün Mutlu Aileler

“Hepimiz ama hepimiz başka şeyler yapmak istedik ve kaybolduk, Lucy. Yapmayı başardıklarımızla tatmin olup gidiyoruz. Aileler kendi farklılıklarımızı keşfetmeye yükümlü kılıyor bizi. Sen zengin bir yoksulu yoksul bir zengin için terk ettin.”

Tolstoy’un Anna Karenina’nın açılışındaki, “Bütün mutlu aileler birbirine benzer, mutsuz olan her aile de mutsuzluğunu kendine göre yaşar,” cümlesinden yola çıkıyor Fuentes. Bütün Mutlu Aileler, çağdaş Meksika’nın tezatlarla dolu dokusunun aslında ne kadar evrensel olabileceğini gösteriyor okura.

Kitabı oluşturan on altı öyküde Carlos Fuentes Meksika toplumunun aile yapısını tanımlayıp sorgularken Meksikalıların kimliğini oluşturan travmaların kökenini de arıyor. Meksikalıların aile anlayışı, dinin günlük hayata işleyişi, sınıflar arası geçişin zorluğu, şiddet hiyerarşisi gibi temaları gençler, yaşlılar, yerliler, çiftçiler, cumhurbaşkanları, eşcinseller, sörfçüler gibi çok farklı karakterler aracılığıyla aktarıyor. Her öykünün ardından gelen “koro” ile eşleştiği eserde, Meksika’nın sömürge geçmişinin kalıntısı ataerkil yaralar rengini belli ediyor.

Read More

Refleksoloji

Ayaklarımızda vücudumuzun küçük bir “haritası” bulunduğunu duymuş muydunuz? Her organımızın, ayaklarımızda doğrudan ilişki içinde olduğu bir yansıma noktası var. Hani bazen vücudumuzda bir noktaya basınç uygulandığında ilgisizmiş gibi görünen bir başka yerimiz karıncalanır ya, işte bu, vücuttaki farklı noktaları birbirine bağlayan enerji alanlarıyla kurulan ilişkidir. Böylece ayakalarımıza bilinçli bir şekilde masaj yaptığımızda, vücuttan geçen enerji kanalları “meridyenleri”, bu enerjiyi uyarılan noktalardan organlara taşır.

Günümüzde, iş ve aile yaşamının stresi, üzüntüler, hastalıklar ve travmalardan dolayı, ne yazık ki bu enerji vücudumuza gerektiği gibi yayılmayabiliyor ve bu tıkanıklık, zamanla organların görevlerini yerine getirememesine yol açabiliyor.

Read More

İnsanlar Neden Alışveriş Yapar ?

– Alışverişin erkekçesi nasıl olur?
– Kadınların değişen rolleri alışverişteki davranışlarını hangi yönlerden etkiliyor?
– Alışverişte baba ile çocuk eşittir ateş ile barut…
– Yeni müşteri tipini 21. yüzyılın yaşlıları oluşturuyor…
– Ya Çocuklar? Anneleri olmadan karşıdan karşıya geçemedikleri için küresel piyasanın dışında mı kalmak zorundalar?

İnsanlar Neden Alışveriş Yapar?, gelişen alışveriş kültürümüz üzerine muzip ve şaşırtıcı bir araştırma. Bu kitap bizim hakkımızda; anne-babalarımızdan büyüklerimize kadar, hepimizin dükkânlarda, restoranlarda, neler yaptığı ya da yapmadığı hakkında; satıcılar, pazarlamacılar ve giderek daha bilgili olan alıcılar arasında süren kontrolü ele geçirme mücadelesi hakkında. Bir anlamda, bize bizi gösteren büyüleyici, eğlenceli ve bazen de bozum edici bir ayna.
Perakende gurusu olan tanınan Paco Underhill, çok sayıda güçlü veri ve öngörüyü esprileriyle ve yaşamdan alınmış anekdotlarıyla süsleyerek, okuru, alışverişin cennet ve cehenneminde bir yolculuğa çıkarıyor…

Read More