• Bize Ulaşın
    0537 364 0921
  • Bostancı / İstanbul

LYKKE – Dünyanın En Mutlu İnsanlarının Sırları

Danca karşılığı lykke olan mutluluk hakkında kimse Kopenhag’daki Mutluluk Araştırmaları Enstitüsü’nün CEO’su ve Hygge kitabının yazarı Meik Wiking kadar çok şey biliyor olamaz. Wiking, hayattan keyif almak konusunda Danimarkalılardan öğreneceğimiz çok şey olsa da mutluluk kapılarını açan anahtarların dünyanın dört bir yanına gömülü olduğuna inanıyor.
Bu küçük ama büyüleyici kitapta o anahtarları bulmak için bir hazine avına çıkacağız. Meik Wiking değerli vaktimizi nasıl geçirdiğimizden komşularımızla ilişkilerimize ve akşam yemeği alışkanlıklarımıza kadar pek çok farklı konuda dünyanın dört bir yanından topladığı kanıtları, hikâyeleri ve ipuçlarını bir araya getiriyor. Bu kitap aslında hepimize hayatlarımıza biraz daha lykke katmanın yollarını öğretecek dolu dolu, rengârenk bir rehber.

Read More

Osmanlı İmparatorluğu ve Avrupa

Osmanlı İmparatorluğu ile Avrupa arasındaki altı yüz yıllık ilişkilerin tarihi düşünüldüğünde, nedense akla önce savaşlar, fetihler, toprak kayıpları, kısacası bitmez tükenmez bir çatışma ve bunun yarattığı ruh halleri gelir.
Oysa Claudio Magris’in ifadesiyle, “Avrupa ile Osmanlı İmparatorluğu’nun karşılaşması, savaşan ve birbirini yiyip bitiren iki ayrı dünyanın sonunda farkına bile varılmadan nasıl iç içe geçip birbirlerini zenginleştirdiklerinin büyük örneğidir.”
Jean-François Solnon, 2010 Avrupa Tarih Kitabı ödülünü kazanan bu çalışmasında, işte bu iç içe geçişin, “çatışma ve karşılıklı hayranlığın” zengin tarihini ele alıyor.
Daha önce Sarık ve İstanbulin (2013) adıyla yayımlanan, Fransa’daki 2017 baskısında ise adı L’Empire Ottoman et l’Europe olarak değiştirilen Osmanlı İmparatorluğu ve Avrupa, çatışan tarafların karşılıklı algılarının nasıl oluştuğunu ve zaman içinde nasıl dönüştüğünü edebiyat, resim, müzik, tiyatro, koleksiyonlar ve koleksiyoncular, moda, eğlence dünyası gibi çok çeşitli ve renkli bir yelpazeden örneklerle anlatıyor.
Elçiler, seyyahlar, sanatçılar ve tercümanların da büyük rol oynadıkları bu ilişkiler yumağı Solnon’un işlek kalemiyle çözülüp gözlerimizin önüne serildikçe, karşılıklı merak ve hayranlığın çatışma ve korkuya zaman zaman nasıl galebe çaldığını görüyoruz.

Read More

Edebiyat ve Kötülük

Çağımızın yalnızca edebiyatını değil, düşünce alanını da derinden etkileyen; Derrida, Foucault, Barthes gibi yazarları sarsan; Breton ve Sartre ile yaptığı polemiklerde sözünü sakınmayan Georges Bataille, Edebiyat ve Kötülük’te, hayatımızın en önemli gerçeklerinden birini, Kötülüğü ele alıyor. Hem de, kötülüğün ahlak yoksunluğunu değil, tam tersine ahlakı hiçe sayan ‘yüksek ahlakı’ şart koştuğunu öne sürerek. Başta şehvet ve ölüm olmak üzere yasakları aşmanın, kuralları ihlal etmenin ‘yüksek ahlakı’ gerektirdiğini, yaşamı kışkırtmanın ve aşmanın da böyle mümkün olabileceğini ortaya koyuyor.

Read More

Normalliğin Deliliği Hastalık Olarak Gerçekçilik

Nasıl oluyor da “normal” insan bu kadar çok yıkıcılığa neden oluyor? Gözümüzü ister insanlık tarihine çevirelim, ister bugün, burada çevremize şöyle bir göz atalım, tanık olacağımız yıkıcılık, canlılar arasında yıkmak için yıkan tek canlı olan insana aittir.

İnsanın yıkıcılığı üzerine sayısız tez üretilmiştir. Sigmund Freud insanlardaki yıkıcılığın kökenini insanın doğasında var olan ölüm dürtüsüne mal ederken, bu görüşe karşı çıkan psikoanalizci Arno Gruen, insandaki yıkıcı ve ölümcül edimin kişinin, yanıltıcı bir iktidardan pay alma uğruna kendisine ihanet etmesinden kaynaklandığını savunmaktadır.

Read More

Meraklısına Mısır Mitolojisi 

Meraklısına Mısır Mitolojisi, tarihteki en uzun ömürlü medeniyetlerden birinin temel değerlerini ifade eden, çağdaş kültürleri etkileyerek Batı kültür mirasının bir parçası haline gelen mısır mitlerinin büyüleyici ve karmaşık dünyasını ele alıyor.
 
Mitoloji, tarihin büyük bir kısmında Mısır kültürünün ayrılmaz bir parçasıydı. Pinch de bu kitapta, Kleopatra’nın İğnesi ve Tutankhamun’un altın heykelinden tanrıların anlatıldığı papirüslere kadar Mısır mitolojisiyle ilgili çok çeşitli kaynak ve nesnelerin arkasındaki kültürel ve tarihsel arka planı inceliyor. Bunun yanı sıra “Horus ve Seth’in Çekişmeleri” mitini ayrıntılı olarak açıklayıp yol açtığı pek çok yorumu gözler önüne seriyor. Ayrıca Mısır tarihine ait bir zaman çizelgesi ve teknik terimler sözlüğü de sunuyor.
 
Mitlerin ne anlama geldiğini, İsis ve Osiris gibi tanrıların mitlerinin çağdaş kültürü etkileyerek kültürel mirasımızın bir parçası haline nasıl geldiğini merak edenler için keyifli bir rehber.
 
“Karmaşık bir konunun ustaca, açık ve özlü anlatımı.” –Dr. Richards Parkinson, British Museum
 

Read More

Şiire Damıtılmış Hayat – İsmet Özel

“…Bu kitap daha önce hakkımda yazılanların tümünün hilâfına benim söylediklerimin bir şeye taalluk ettiğini gösteriyor. Acaba neye? Her kim yazılanları takipten hoşlanıyorsa İbrahim Tüzer’in tespitlerinden, kendine göre keşiflere açılacaktır…”
İsmet Özel – Takriz
 
“…Kendini bildi bileli Özel’i takip eden, onunla defalarca söyleşi yapmış ve hayat serüvenini kitaplarından takip etmiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki bir İsmet Özel kitabı ancak ve ancak bu kadar bütünlüklü, usturuplu ve faydalı olabilirdi…”
Kürşat Oğuz – Radikal Kitap
 
“…İsmet Özel’i anlama kılavuzu… Tüzer’in, şair hakkında kurduğu her cümleyi, yazdığı her kelimeyi, verdiği her hükmü destekleyen dipnotları ise ayrı bir kitap oluşturacak kadar bilgiyi barındırıyor…”
Hatice Saka – Yeni Şafak Kültür Sanat
 
“…Bu kitabı özgün kılan özelliklerden biri de, İsmet Özel in ilk şiirinden son şiirine kadar sürdürdüğü “sahicilik arayışını” çarpıcı bir şekilde ortaya koyması…Şiire emek vermeyi asli vazife sayan bir şairin; ancak böyle geniş oylumlu ve titiz bir çalışmayla değerlendirilebileceğini düşünüyorum…”
İbrahim Tenekeci – Milli Gazete

Read More

Silah Adası

Bundook. Silah. Sıradan bir kelime, ta ki Deen Datta’nın dünyasını altüst edene kadar…
Nadir kitaplarla uğraşan bir sahaf olarak Brooklyn’de münzevi hayatı süren Deen, dünyaya sarsılmaz bir rasyonellikle bakmaktadır, fakat çocuk yaştan aşina olduğu bir Bengal efsanesi onu tesadüf eseri tekrar bulunca, inandığı her şeyi sorgulayacağı sıra dışı bir yolculuğa çıkmak zorunda kalır. Bengal’deki eski bir tapınaktan Los Angeles’a ve Venedik’e kadar kadim bir mitin izini sürdüğü bu serüven, yol boyunca karşılaştığı kişilerin anıları ve tecrübeleriyle şekillenir: Bu yolculuğun başlamasına aracılık eden Piya; Deen’in gözlerini günümüzün dünyasında hayatta kalmaya çalışmanın gerçeklerine açan Tipu; muhtaç birine yardım etmek için çaresizce uğraşan Rafi ve bütün bu karakterlerin bir parçası olduğu hikâyenin eksik halkasını tamamlayan Cinta…
Son On Yılın Öne Çıkan Düşünürleri arasında yer alan Amitav Ghosh, mitle tarihi, gerçekle kurguyu, geçmişle şimdiyi ustaca harmanladığı Silah Adası’nda iklim değişikliğini ve göçü merkeze alıyor; okuru, dünyanın durumu üzerine düşünmeye davet ediyor. 

Read More

Star Wars – Haykıran Hisar

LUKE SKYWALKER, DOKTOR APHRA İLE GÖNÜLSÜZ BİR İŞBİRLİĞİ İÇİNDE!
 
İyi niyeti şüpheli Doktor, Luke’a reddedemeyeceği bir teklifte bulunuyor ve onu, kötü şöhretli Haykıran Hisar’ın merkezindeki olağandışı bir toplantıya götürüyor. Luke aradığı şeyi bulabilecek mi? Aphra’ya güvenilebilir mi? Yoksa ikisi de Hisar’ın kraliçesinin kurbanları mı olacaklar? Bu alışılmadık ikili, galaksinin en güçlü, en tehlikeli ve münzevi kadınlarının yuvasına girerken, Han ve Leia, onların ne kadar gerisinde olabilir ki?

Read More

Roma’dan Doğu Roma’ya

Constantinus Hanedanı bölümünde (25-30); Constantinus’un Augustus sıfatı alana kadar geçen sürede yaşadıklarına, ikili mücadelelerine, kilise ile devleti bir araya getirerek devletin Hristiyanlığa dönüşme süreci ele alınmıştır. Constantinus hâkimiyeti süresince ekonomik, sosyal ve askeri alanlarda köklü değişikler yapmış ve tek kişilik yönetim sistemini sürdürmeye çalışmıştır. Ölmeden önce imparatorluğu üç oğlu arasında paylaştırsa da kardeş kavgası sonucu üçü de ölmüştür. Oğullarından II. Constantius ölmeden önce Iulianus’a Caesar unvanı vermiştir. Daha sonra Augustus unvanına yükselen Iulianus, giderek Hristiyanlıktan uzaklaşmış ve paganizmi yeniden alevlendirmeye çalışmıştır. Öldüğünde hanedan da sona ermiş olacaktır.

Valentinianus Hanedanı adlı bölümde (31-32); I. Valentinianus’un imparator ilan edilmesiyle Batı’nın yönetimini devralması ve kardeşi Valens’i de ortak imparator olarak Doğu’da görevlendirmesi anlatılır. I. Valentinianus ölmeden önce oğlu Gratianus’u Batı’nın Augustus’u olarak atamıştır. Doğu’daki Valens öldüğünde de yerine Theodosius atanır. Gratianus MÖ 383 yılında öldürülür. II. Valentinianus bölümünde (33-34); MÖ 375 yılında Gratianus Batı’nın imparatoru olarak ilan edilince II. Valentinianus da askerleri tarafından ortak imparator ilan edilir. MÖ 392 yılında öldürülmesiyle bu hanedanlığın iktidarı da sona erecektir.

Read More

Kalpazanlar – Andre Gide

“André Gide’in yirminci yüzyılımızın ilk yarısında, özellikle de iki büyük savaş arasında, kusursuz anlatımı, ilginç yapıtları, yazınsal, toplumsal, siyasal sorunlar karşısındaki özgür, önyargısız, değişik, değişken, ama hep aynı ölçüde derinden kavrayıcı bakışıyla Fransız yazınını giderek Fransız kamuoyunu etkisi altında tutmuş, büyük bir yazar ve düşünür olduğu bilinir.” Tahsin Yücel
Kalpazanlar, yazdıklarını anlatı ya da uzun öykü olarak nitelendiren André Gide’in roman olarak adlandırdığı tek eseridir ve edebiyat tarihçileri tarafından da yazarın en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Geleneksel roman anlayışının dışında kaleme alınan Kalpazanlar, bu türü neredeyse baştan tanımlamak istemesi ve bir roman arayışının romanı olarak da edebiyat tarihinin yapı taşlarından biri sayılır.

Read More