Anadolu köylülerinin hoşnutsuzlukları neden kırsalda isyanlara yol açmadı? Ya da uzak bölgelerin beyleri neden, en zayıf anında bile bağımsızlığını ilan etmek yerine padişaha bağlılığını sürdürdü?
Suraiya Faroqhi Devletle Başa Çıkmak’ta bu soruların etrafında dolanıyor. Ama üretim tarzı tartışmalarından ziyade halkın devlete işi düştüğünde, nasıl bir şekilde devletten şikâyetçi olmadan, kötü şeyin sultana rağmen olduğuna dair incelikli bir üslup geliştirdiğini hikâyelerle anlatıyor.

Çünkü eğer komşu kavgası değilse söz konusu olan, en nihayetinde şikâyet edilen şahıs siyasetin alanından çıkacaktı. Siyaset ise sultan ve ayrıcalıklı ekabirler için ayrılmış bir alandı. Sultanın kullarına düşense vergisini ödemek ve siyaset yapmaktan kaçınmaktı. Ama kendisinin kul konumuna vurgu yapıp hamisi sultanın yüce gönlüne seslenebilirdi.  Ya da evliyalardan yardım isteyip öte dünyadan medet umabilirdi.