• Bize Ulaşın
    0537 364 0921
  • Bostancı / İstanbul

İlahi Matriks

İlahi Matriks 20 yıllık araştırmanın sonucu olduğu kadar en kadim, gizemli ve en yüce tuttuğumuz geleneklerin sırlarını kavrama yolculuğunun da sonucudur. “Gerçekten de evrende herşeyle bağlantılı mıyız, eğer öyleyse bu bağlantı ne kadar derinlere kadar gidiyor?”, “Zamanda yolculuk yapılabilir mi?” ve “Dünyamızı değiştirmek için gerçekte ne kadar gücümüz var?” gibi sorular soruyorsanız, bu kitabı seveceksiniz.

Read More

Gümüş İmparatorluk

O dünyanın en dağınık ve savaşçı kabilelerini bir araya getirdi.
O vahşi Moğol düzlüklerinden bir dünya yarattı.
O tüm kıtaya diz çöktürdü. Peki Cengiz Han’ın oğulları, mirasını sürdürebilecek mi?

Yüz bin toynağın, gök gürültüsünü andıran sesi…
Ve sayısız, şimşek gibi düşen oklar…
On üçüncü yüzyılın ortalarıydı. Dünyanın en sıradışı askeri gücüne sahip bir imparatorluk yükselme dönemini yaşıyordu. Fakat mimarı Büyük Fatih Cengiz Han artık hayatta değildi.
Babasının kahramanlıkları ve cesareti ile boy ölçüştüremeyen Ögeday, gözünü Rusya’ya ve çok daha uzaklara dikmişti.
Doğu’dan gelen fırtına, Batı’nın zırhı ve taş duvarları ile karşılaştığında ne olacaktı? Cengiz Han’ın efsanesi ve mirası yaşamaya devam edecek miydi?

Read More

Kadınlar Nasıl Güçlenir ?

Liderlik koçları Sally Helgesen ve Marshall Goldsmith, uzun yıllardır yaptıkları çalışmalarda, kadınların meslek hayatında ilerledikçe erkeklerin karşılaştığı sorunlardan farklı sorunlarla yüz yüze geldiğini gördü. İlginçtir ki, ilk yıllarda kadınların gelişimine yardımcı olan kimi alışkanlıklar, daha sonraki yıllarda önlerine bir engel olarak çıkıyordu:

 Detaycılık iyidir, ama zamanla kimi işleri başkalarına devretmeyi öğrenmek şartıyla…
 İyi bir takım oyuncusu olmak gibisi yoktur, ancak iltifat kabul edebilmek de bir meziyettir.
 Güçlü sosyal bağlar kurabilmek yaşamı zenginleştirir, ama insan ilişkilerini ustalıkla yürütmek beceri gerektirir.

Çalışmalarının sonunda, kadınların başarısını baltalayabilecek 12 alışkanlık tespit eden yazarlar, söz konusu alışkanlıkları her yönüyle inceleyerek, alternatif çözümler sunuyor.

Read More

TOTO

Fransa’da popüler olan çizgi roman TOTO.
Orijinal adı Les Blagues de Toto olan 16 albümlük frankofon serisi.

Read More

Rüyada Terakki ve Medeniyet-i İslamiyeyi Rüyet

Molla Davutzade Mustafa Nazım Erzurumî’nin 1913 tarihli Rüyada Terakki ve Medeniyet-i İslamiyeyi Rüyet başlıklı anlatısı Türk ütopya edebiyatının bilinmeyen ve erken örneklerinden birisidir. Bir kurmaca olmakla birlikte roman, hikâye gibi geleneksel edebi türler çerçevesine yerleştirmek mümkün değildir. Eser bu dönem ütopyalarında görüldüğü gibi klasik edebiyatın türlerinden biri olan “habnâme” geleneğine uygun olarak bir rüya biçiminde kurgulanmıştır, dolayısıyla eski gelenekle bir devamlılık göstermektedir. Ama bir yandan da Thomas More’un Utopia’sıyla başlayan bir uzlaşımın, klasik ütopyaların pek çoğunda tekrarlanan formüllerini kullanmaktadır.

Kitapta, “ben-anlatıcı” rüyasında, dört yüzyıl önce yaşamış büyük dedesi Molla Davut’la karşılaşır ve onun rehberliğinde yirmi dördüncü yüzyıl İstanbul’una gider. Dede torun bir yandan şehri gezerken bir yandan da orada hüküm süren ileri medeniyetin ayrıntılarını ve o medeniyeti mümkün kılan “geleceğin tarihi”ni aktarırlar.

Rüyada Terakki ve Medeniyet-i İslamiyeyi Rüyet tahayyül ettiği ideal toplumu ince ve hayli ilginç ayrıntılarla betimleyen, bugünden o güne nasıl ulaşıldığını/ulaşılacağını açıklama çabası gösteren, yazıldığı dönemde görülmemiş kimi uygulamaları ayrıntılandıran ve okurlarında böyle bir toplum yaratma yönünde arzu uyandırma kaygısı güden bir eser ve bu yönleriyle döneminde yazılan benzer eserler arasında “en ütopik” anlatılardan birisidir.

Read More

Dünyanın Fısıltısı

Dünyayı algılamamızda, sınırlarını keşfetmemizde ve dünyaya ilişkin hayallerimizde dilin etkisi nedir? İnanarak veya “yalan” olduklarını bilerek anlattığımız hikâyeler kendimizi ve başkalarını anlamamızda, düşüncelerimizi biçimlendirmekte ne derece etkili? 

Gizemcilere inanacak olursak insan, dünyayla iletişim içindedir; onunla aynı dili konuşur. Doğa onunla yıldızları, bitkileri ve hayvanları, ırmakları, dağları taşları, mevsimleri, geceleri ve gündüzleri aracılığıyla konuşur. Dilsel bir metin olarak beliren doğa, insan için saydamdır; dahası gizemci, doğanın kendisine baktığını ve kendisini anladığını sanır.

İnsanın kendi anlattığı hikâyenin büyüsüne kapılmasını, yani kendisi ve çevresi hakkındaki yanılgısını daha doğru bir ifadeyle hüsnükuruntusunu; insanın dünyanın, olmasını istediği gibi olduğunu sanmasını; doğadaki “gizli metin”, “örtük söylem” veya “kozmik ima” mitini ele alan bu çalışma, “yalan dünya”dan ve bu “yalanın” bir “tabiat okur-yazarlığı”na dayalı uygarlığımızın kuruluşundaki öneminden söz ediyor. Bizlerin kendimizi kültür yoluyla tamamlayan eksik hayvanlar olduğumuzu; ne insan ile dünya ne de insan ile insan arasında doğal ve doğrudan bir ilişki olduğunu; onların arasındaki ilişkinin dilin simgesel dizgeleri üzerinden kurulduğunu ve bu dilin kültürel işlevinden ayıramayacağını savunuyor.

Read More

HUZUR

Zaman olarak İkinci Dünya Savaşı’nın bir gün öncesini konu edinen Huzur romanı, hacimli hikayesinde şimdiki ve geçmiş zamanları bir arada barındırıyor. Dört bölümden oluşan romanın ilk ve sonuncu bölümlerinde, yaşanan bir günlük zaman dilimi ele alınıyor. İkinci ve üçüncü bölümlerde ise söz konusu zamanın bir yıl öncesi anlatılıyor.

Eserinde 30’lu yılların sonundaki buhranlı havayı tüm yönleriyle yansıtan Tanpınar, romanının hakim duyguları olarak karamsarlık, ümitsizlik, aşk ve özlemi yansıtıyor. Roman karakterlerini hayattan beklentisini karşılayamamış ve mutsuz kişiler olarak kurgulayan Tanpınar, bu duyguyu okuruna özellikle de romanın başkahramanı olan Mümtaz ile hissettiriyor.

Huzur’un kahramanlarından Mümtaz, roman boyunca kendisini “huzur”a kavuşturacak bir “iç nizam”ı aramaktadır. Eserde hastalık, ölüm, tabiat, kozmik unsurlar, medeniyet, sosyal meseleler, çeşitli ruh halleri ve estetik fikirler iç içe verilir. Ancak bütün bunların üzerinde romana hakim olan Mümtaz’la Nuran’ın aşklarıdır. İstanbul, bu aşkın yaşandığı çevre olmaktan çıkarak, adeta bir roman kahramanı gibi ele alınır.

Eserde iki eski aşık olarak anlatılan Mümtaz ile Nuran arasında geçen olaylar, romanın hem geçmiş dönemini hem de ağırlıklı zamanını oluşturuyor. Eser boyunca İstanbul’da gezinirken Nuran ile olan hatıralarını zihninde canlandıran Mümtaz, böylelikle dönemin İstanbul’unu da zengin betimlemeler ile okura aktarıyor. Söz konusu tasvirsel boyut, Huzur romanını zihniyetin yanı sıra şehir mirası anlamında da eşsiz bir kaynak olarak öne çıkarıyor.

Read More

Dinlerin Başkenti Kudüs | Eski Şehir

Sanat tarihi çeşitliliğinde dünyada 1 numaralı şehir…
Dinler tarihinde her köşesinden bir hatıra fışkıran şehir…
Onlarca medeniyetin iç içe, yan yana durduğu şehir…
Siyasi tarih denilince eline su dökülemeyen şehir…
Birçok peygambere ev sahipliği yapmış şehir…
İlkçağ’dan Ortaçağ’a, Yeniçağ’dan Yakınçağ’a, her dönemin dokusuna sahip şehir…
Peygamberlerden krallara, âlimlerden komutanlara nice önemli ismin kabrinin bulunduğu şehir…
İnsanlığın asırlardır paylaşamadığı şehir…

Read More

PINK FLOYD

Pink Floyd, şüphesiz 20. Yüzyılın ikinci yarısına damgasını vuran bir grup.
1965 yılında Londra’daki Regent Street Polytechnic’te okuyan üç genç (Roger Waters, Nick Mason, Ricky Wright) aralarına Camberwell Art School’da resim öğrenimi gören Syd Barrett’ı da katarak başladılar müzik yolculuklarına.
Önceleri, sıradan her İngiliz grubunun çaldığı R&B parçalarıyla boy göstermeye çalıştılar. Daha sonra yaratacakları psychodelic akımla müzik dünyasına bir daha silinmemek üzere altın harflerle adlarını yazdıracaklardı.

Read More