• Bize Ulaşın
    0537 364 0921
  • Bostancı / İstanbul

Küçük Asya’dan Türkiye’ye – Azınlıklar, Etnik-Milli Homojenleştirme, Diasporalar

Michel Bruneau, bu kapsamlı çalışmasında Küçük Asya’nın yani Anadolu’nun kadim halklarının,dinî ve etnik topluluklarının; Rumların, Ermenilerin, Kürtlerin, Türklerin ve Asuri-Keldanilerin yazgısına dair, tarihin eski dönemlerinden bugüne uzanan bir inceleme sunuyor.

Yazar, geniş bir Türk-İran coğrafyasını merkeze alan yaklaşımıyla, Antik Yunan şehir devletlerinden başlayıp günümüz Türkiyesi’ne kadar uzanan farklı devletleşme mantıklarını karşılaştırıyor, toprağın millileştirilmesini hedefleyen politikaları coğrafi-tarihsel bir bakış açısıyla sunuyor. Küçük Asya’dan Türkiye’ye, özellikle azınlıkların yaşamının bir parçası haline gelen baskı ve yerinden edilmeleri eleştirel bir yaklaşımla ele alan, tarihe şerh düşen bir çalışma…

“Hem Avrupa hem de Asya ile temas halindeki Anadolu coğrafyası, özellikle emperyal geleneğe sahip iki halk arasında fetih ve savaşlara yol açan ihtirasların mekânı olmuştur. Yurtlarından koparılan ve atalarından kalma toprakları ellerinden alınan kurbanlar ‘kayıp vatanlarını’ unutmadılar ve maruz kalınan manevi ve maddi zararların tanınması taleplerini son zamanlarda artan bir ısrarla dile getiriyorlar.”

Read More

Kırk Yıllık İstanbul Hikayeleri

Adı İstanbul ile özdeşleşmiş yazarlardan biri olan Burhan Felek, eski İstanbul hayatını her yönüyle anlattığı yazılarıyla tanınmıştır. Toplumsal değişime bilhassa İstanbul üzerinden ayna tuttuğu yazılarında, kendi hayatından örneklerle, geçmiş ve bugün karşılaştırması yapmıştır. Kültürel belleği gelecek nesillere aktarmayı görev bilen yazar; milletin, mazisine sahip çıkması koşuluyla varlığını idame ettirebileceği görüşündedir. Tarih yazımı ile meşgul olanların, ele aldıkları dönemlerin gündelik hayatına yeterince önem vermemelerini eleştirir ve bu boşluğu doldurmanın kendisi için bir ödev olduğunu belirtir (1985: 83; 1974: 7). Receb’in KahvesiFelek 1-2Eski İstanbul HikâyeleriVatandaş Ahmet Efendi gibi eserlerinde İstanbul hayatına dair gözlemlerini paylaşan yazar; ahlaki yozlaşmadan komşuluk ilişkilerine, ekonomik sıkıntılardan yerleşim problemlerine kadar gündelik hayattaki değişimi muhtelif cepheleriyle anlatmaya çalışmıştır.

Read More

Shaolin Tapınağındaki Dövüş Sanatlarının Sırrı

Bu kitap artık bir efsane haline gelmiş olan Shaolin tapınağındaki dövüş sanatları üzerine yazılmış yetkin bir kitaptır.
Bu kitaptaki bilgilerin ortaya konuş tarihi çok eski, ancak günümüzde dahi bu bilgiler bütün savaş sanatlarıyla uğraşanlar için çok önemli. Kitaptaki bilgilerin ilki Budacı Keşiş, Ta Mo’ya ait. Tapınaktaki öğrencilerin ders sırasında uykuya dalmaktan kendilerini alamadıklarını gördü ve güçlü bir bedenin sadece bu zayıflığın üstesinden gelmekle kalmayacağını aynı zamanda kişiyi uygulamak üzere 18 hareket verdi. Böylece 18 keşiş dövüş tekniği doğdu. Bu hareketler daha sonraki dönemlerde diğer bir Budacı keşiş olan Chuen Yuan tarafından geliştirilerek 170 harekete kadar çıkartıldı ve sonunda günümüzde dahi kullanılan beş stil oluşturuldu: Ejderha, Kaplan, Leopar, Yılan ve Turna.

Bu kitapta ayrıca kişinin içsel (Ch’i) enerjisini nasıl geliştireceğini, duruş ve nefes tekniklerinin önemini ve Shaolin tapınağında öğrencinin uyması gereken beş temel şartı ve on kuralı anlatan bilgiler var.
Bu kitaptaki herhangi bir bilgi bütün savaş sanatlarıyla uğraşanların kendi gövdelerine ve ruhlarına maletmeleri gereken çok önemli bilgilerdir.

Read More

Saatin Gizli Yüreği

Elias Canetti’nin 1942’de tutmaya başladığı ünlü “Notlar”ının 1972’ye kadar olan kısmını İnsanın Taşrası adıyla yayımlamıştık. Şimdi de 1985’e kadar olan ve Saatin Gizli Yüreği adıyla bilinen ikinci cildi yayımlıyoruz.

Canetti bu “Notlar”da bir tür nehir-roman tarzını benimseyerek düşünsel deneyimlerle yaşamın kendisi arasındaki derin ve sağlam bağlar üzerinde gezinir. Varlığın bütünselliğine ulaşan bu “Notlar” aynı zamanda Canetti’nin kendi hayatıyla hesaplaşmasının gözler önüne serilişidir. Doğallığı ve kaçınılmazlığıyla ölüm olgusu ve onun etrafında gelişen düşünceleri, dünya edebiyatına yön vermiş bu önemli ismi daha yakından tanımanın anahtarı da aynı zamanda…

“İnsan çok yönü, binlerce yönü bulunan bir varlıktır – en büyük şansı ve mutluluk kaynağı da budur; ve insan ancak belli bir süre sanki böyle bir varlık değilmiş gibi yaşayabilir. Kendini amacının kölesi gibi hissettiği anlarda, insana yardımcı olabilecek tek çare vardır: Eğilim ve yeteneklerinin çokyönlülüğüne boyun eğip, kafasından geçenleri hiçbir ayıklama yapmaksızın kağıda dökmek.”

Read More

Pizza

Pizzayı seviyorsanız, evde taze, sağlıklı malzemelerle ve kendi titiz özelliklerine göre yapmanın lezzetli memnuniyetini düşünün. Kalın, çiğnenebilir kabuk veya ince, kraker kabuk. Domates sosu veya dilimlenmiş taze domates. Peynirle cömert veya soslarda hafif.

Mutfağınızda bu kitapla Pizza Margherita; Classic Pepperoni gibi Amerikan favorileri; Sarımsaklı, Mantarlı ve Keçi Peynirli Pizzette gibi ilham verici mezeler; ve hatta calzone ve stromboli gibi pizza kuzenleri. Fırını ateşleyin ve arkadaşlarınızı ve ailenizi bir dizi nefis ev yapımı ve el yapımı pizzaya davet edin.

Read More

Feminist Teori

Feminist Teori aslen kadın hareketinin bir ürünü ve refakatçisi olarak gelişti, bir yanıyla bu hareketin “eylem kılavuzu”dur. Ama genel siyaset teorisine ve toplumbilimsel düşünceye de ihmal edilemeyecek katkılar getirdi. Feminist eleştirinin, çağımızın hemen bütün temel düşünce akımları hakkında, onların zaaflarına işaret eden veya onları zenginleştiren bir çift sözü var. Josephine Donovan’ın kitabı, feminist teorinin her iki yanıyla mükemmel bir tanıtımını yapıyor. Feminist hareketin “birinci dalga”sından, yani 19. yüzyıl/20. yüzyıl dönümünün Aydınlanmacı Liberal Feminizm ve Kültürel Feminizm’inden, 1960’lar sonrasındaki “ikinci dalga”nın Radikal Feminizm’ine, Yeni Feminist Ahlâkî Bakışa uzanan tarihin kapsamlı bir değerlendirmesini buluyoruz kitapta. 

Read More

Musa Dağ’da Kırk Gün

1915’teki tehcir emrinin, yaklaşan ölümün soğuk nefesi olduğunu anlayan ve emre uymamaya karar veren Antakya Ermenilerinin direniş ve kaçış hikâyesine odaklanan Musa Dağ’da Kırk Gün  adlı roman, yazarı Franz Werfel’in altını çizdiği gibi yakın tarihin gerçek ve hazin bir sayfasıdır.

Werfel’in sözleriyle bu roman, “1929 yılının Mart ayında, Şam’da tasarlanmıştır. Bir halı fabrikasında çalışan, sakat kalmış, açlıktan ölmek üzere olan çocukların sefaletini, bir halkın akıl almaz kederini anlatmaktadır.”
1932-1933 yıllarında kaleme alınan eser, tüm dünyada ilgi görmüş sadece tarihsel bir kesite odaklandığı için değil edebî gücüyle de takdir edilmiştir.

Samandağ sınırlarındaki Musa Dağ’a çıkarak kurtuluş umudu arayan kadın ve çocukların da içinde olduğu beş bin kişilik Ermeni topluluğunun romanı Musa Dağ’da Kırk Gün, temiz ve akıcı Türkçesiyle okurla buluşmaya, okura Anadolu’nun unutturulmak istenen acı tarihini güçlü sesiyle anımsatmaya devam ediyor.

Read More

Gezgin Şölen – Gıda Küreselleşmesinin On Bin Yılı

Kenneth F. Kiple, gıda küreselleşmesinin 10.000 yıllık tarihini anlattığı Gezgin Şölen’de bunlar gibi pek çok sorunun cevabını vermekle kalmıyor, insanlık tarihine her gün tükettiğimiz (ya da adını bile duymadığımız!) gıdalar üzerinden benzersiz bir bakış sunuyor. Fasulyenin tarımsal bir hata olduğunu, yerleşik tarımcıların neden avcı toplayıcılardan daha sağlıksız olduğunu, peynir yapımının neredeyse 6.000 yıl önce İran’da başladığını, karabiberin bir zamanlar altından değerli olduğunu, bütün dünyada şekerin buğdaydan bile çok satıldığını, Winston Churchill’in 1942 yılında askerleri için çayın cephaneden daha önemli olduğunu söylediğini, 1880 yılında Amerika’daki bütün büyük şehirlerde Çin lokantaları olduğunu, beyaz ekmeğin bir zamanlar gereğinden fazla besleyici kabul edildiğini, GDO’lu gıdaların hayatımızın ne kadar içine sızdığını biliyor musunuz?

Read More

Zaman Yolcusunun El Kitabı

Pek çoğumuz Woodstock Festivali’ne katıldığımızı, I. Dünya Savaşı’nı başlatan suikast gerçekleşirken oradan geçmekte olduğumuzu, Berlin Duvarı’nın yıkılışını canlı canlı izlediğimizi iddia edemeyiz. Ancak bu durum artık değişebilir.

Zaman Yolcusunun El Kitabı, yolcularına 18 büyük tarihi olayı yerinde izleme fırsatı sunuyor. Dilerseniz Paris’in devrimci kadınlarıyla birlikte Versay Sarayı’na yürüyebilir, Kaptan Cook’la beraber Tahiti ve Avustralya’ya seyahat edebilir, Marko Polo ya da Kubilay Han’la vakit geçirebilirsiniz. Günümüze daha yakın bir tarihe yolculuk etmek isterseniz The Beatles’ın tarihin en önemli müzik gruplarından biri haline gelişine bizzat tanık olabilir ya da Muhammed Ali’nin ormandaki dövüşünü yerinde izleyebilirsiniz.

Yolculuklarınızda size eşlik edecek olan zaman yolculuğu rehberlerimiz Wyllie, Acton & Goldblatt’le olayları başından sonuna dek izlerken o günlerin gelenekleri, alışkanlıkları ve kültürü konusunda bilgi edinecek ve orada ne yiyip içebileceğinizi, nerede kalabileceğinizi, neler giyebileceğinizi ve kimlerle tanışabileceğinizi öğreneceksiniz.

Read More