• Bize Ulaşın
    0537 364 0921
  • Bostancı / İstanbul

Seksek

Seksek oyunu, ayağın ucuyla itilen bir taşla oynanır. Oyun elemanları şunlar: kaldırım, irice bir çakıltaşı, ayakkabı ve tebeşirle çizilmiş güzel bir çizgi, renkli tebeşir tercih edilir. En üstünde çizginin Gökyüzü hanesi bulunur ve en altta Yeryüzü; taşı iteleye iteleye Gökyüzü’ne ulaşmak çok zordur; ne denli nişan alsan, ne denli dikkatlice atsan ve itelesen de zordur, taş çizgi üstüne gelir veya çizgi dışına çıkar.

Julio Cortázar’ın başyapıtı Seksek, ilk yayımlandığı 1963 senesinden beri Latin Amerika edebiyatının en çok tartışılan, sonraki kuşak yazarlar üzerinde en çok iz bırakan eserlerindendir.

Antiroman diye de nitelenen ve “anlatı” ile “anlatının yarattığı çağrışımlar” üzerine inşa edilen Seksek’in başındaki okuma planında, maceracı okurlara alternatif bir “sıçrayarak okuma” düzeni sunulur. Bu okuma biçimi, seksek oyununu andırır. Okuru kurmacanın etkin bir unsuruna dönüştüren bu sıçramalar, yalnızca romanın okuma biçiminin değil, yaratılan kişilerin, dolayısıyla insanlığın içinde yaşadığı dünyanın da parçalanmışlığını simgeler.

Read More

İmparator Julian

İmparator Julianus, M.S. 361-363 yılları arasında Roma imparatoru olan ve gerek kişiliği gerekse döneminin trajik olayları açısından birçok araştırmacı için inceleme konusu olmuş önemli bir tarihsel şahsiyettir. Amerikalı Ünlü romancı Gore Vidal, belgesel özellikli bu romanında, Julian’ın şahsında Roma-Bizans dönemine ayna tutarak, günümüz açısından da geçerli olan yönetim, devlet, din ve toplumsal olana ilişkin mirası gözler önüne seriyor. Oldukça akıcı ve sürükleyici bir üsluba sahip olan roman, Helenistik inançlarını koruyan imparatorla, yükselen hristiyanlık gücü arasındaki çelişkiyi de sergileyerek, yaşadığımız toplumların politik ve dinsel geleneğine dair çarpıcı betimlemeler yapıyor.

Read More

Bir Akşam Gezintisi Değil, Bir İstiklal Yürüyüşü

İsmet Özel’in, Genel Başkanı olduğu İstiklâl Marşı Derneği’nde Temmuz 2007 itibariyle yaklaşık iki sene boyunca yaptığı “İSTİKLÂL YÜRÜYÜŞÜ” serlevhalı konuşmalarının tümü derlenip “BİR AKŞAM GEZİNTİSİ DEĞİL, BİR İSTİKLÂL YÜRÜYÜŞÜ” adıyla neşredildi. Günümüzde neler olup bittiğinin, dünya sisteminin nemenem bir şey olduğunun, İstiklâl Marşı Derneği’nin niçin kurulduğunun, kısacası bugün Türkiye’de ve dünyada nasıl işler döndüğünün anlaşılmasına bu kitabın çok faydası olacaktır. Kitabın arka kapağında ise şunlar yazılıdır:
«Zihnî melekelerimizi harekete geçirmeden Müslüman olamayız. Yani bir muhakeme süreci yaşamaksızın Müslüman olmamız bahis konusu değil; kendinden geçme, vecd halinde olacak bir şey değil. “Başıma saksı düştü Müslüman oldum.” olmaz.

Müslüman için bu dünyanın ne olduğu, daha hayırlısını fark ettiği zaman ayan olan bir şeydir. Yani dünya hayatı ile ahiret hayatı arasında bir mukayese yapma gücüne ulaştığımızda biz dünyanın mahiyeti hakkında bir fikir sahibi oluruz.

İslâm’ın bize teçhizat olarak temin ettiği şeyler konusunda küçümseyici bir tavra sahip olmak külliyen dini terk etmeyi gerektirir. Çünkü bir kere, bir yerinden “Bu, insanların o sırada uygun buldukları bir şeydir, o zaman öyle demişler.” dediğimiz bir şey varsa o hepsini kapsar. Onun için imanın şartları olan şeyler bizim kendi dünyamızın olduğunun delilidir. Kendi dünyamız diye bir şey var. Müslüman olmak bir şeyi dışarıda bırakmak demek. Neyi dışarıda bırakmak? İfsad edici her şeyi dışarıda bırakmak demektir. Müslüman olmak demek sizi arı, berrak, net, açık olmaktan alıkoyan neyse bunların hepsini dışarıda bırakmak demektir.»

Read More

Atatürk’le Bir Ömür – Sabiha Gökçen

Malik olduğum bütün nutuk ve hisse senetleri ile Çankaya`daki menkul ve gayri menkul emvalimi C.H. Partisine alttaki şartlarla terk ve vasiyet ediyorum.
1) Nukut ve hisse senetleri şimdiki gibi İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır.
2) Her seneki nemadan, bana nispetleri şerefi mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe Makbule`ye ayda bin, Afet`e sekiz yüz, Sabiha Gökçen`e altı yüz, Ülkü`ye iki yüz lira ve Rukiye ile Nebile`ye şimdiki yüzer lira verilecektir.
3) S. Gökçen` bir ev de alınabilecek ayrıca para verilecektir.
4)Makbule`nin yaşadığı müddetçe Çankaya`da oturduğu evde emrinde kalacaktır.
5) İsmet İnönü`nün çocuklarına yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır.
6) Her sene nemadan mütebaki miktar yarı yarıya Türk Tarih ve Dil Kurumlarına tahsis edilecektir.

Read More

Şeytan Sofrası – Finansal Spekülasyonlar Tarihi

Şeytan Sofrası, Yaldizlı Çağ’dan Kükreyen Yirmilere, ondokuzuncu yüzyıldaki demiryolu çılgınlığından 1929 çöküsüne, çürük tahvillerden, Japon balon ekonomisine ve Enformasyon Çağı’nın günümüzdeki borsa işlemcilerine kadar insan hayalleri ve ahmaklıklarına ilişkin çağlar boyunca süren ilginç bir öyküyü anlatıyor.

Read More

Hotel Du-Lac

Çağdaş İngiliz romanının önde gelen adlarından Anita Brookner, Hotel Du Lac’ta, yerleşik ahlakın normlarını değil de kalbininin sesisin dinlediği için yakın çevresi tarafından ‘kendini toparlaması’ gerekçesiyle İsviçre’de bir otele ‘sürgü8ne’ gönderilen bir yazarın hikayesini anlatıyor. Müşterilerinin ilginç öyküleri Hotel Du Lac’ı benzersiz bir mekan kılar.

Read More

Kaygı, Depresyon ve Yoga

‘Zorlayıcı durumlar fiziksel de olsa, duygusal da olsa ortaya çıkan bedensel tepki aynıdır. Kaygı ve depresyon madalyonun iki yüzü gibidir; hararetli, kontrol edilemeyen, gözle görünür savaş veya kaç tepkisi kaygı bozukluğu olarak adlandırılır. Zayıflık ve yenilgi tepkisi depresyon diye adlandırılır.” Dr. R. Nagarathna Tüm hastalıkların kökeninin akılda başladığını söyleyen yoga bilgeliği, kişinin iyi haline dönebilmesi için varoluşunun tüm seviyelerinde çalışması gerektiğini söyler. Vivekananda Yoga Üniversitesi’nin 30 yıllık tecrubesini içeren Bütünsel Yoga Anlayışının® anlatıldığı bu kitapta 100’e yakın çizim ve grafikle kaygı ve depresyonla baş etmeyi tüm ayrıntılarıyla öğreneceksiniz. 

Read More

12. Gezegen: Dünya Tarihçesinin İlk Kitabı

Bu kitap, dünyanın göksel atalarının varlığını kanıtlayan şaşırtıcı belgeler sunuyor. Dünyamızın, binlerce yıl önce dünya dışından gelen zeki varlıklar tarafından ziyaret edildiği ve insan uygarlığının gelişimine bu varlıkların katkısı olduğunu öne süren yazar, Sümer mitleri ve destanlarını kullanarak “Dünya Tarihini” yeniden yazıyor. Yazar, arkeoloji ve antropolojinin sağladığı verilerle bir zamanlar dünyamızda yaşamış olan üstün bir ırkın varlığını açıklayan şaşırtıcı kanıtları gün ışığına çıkartıyor.

Read More

Merdivenden Korkan Köpek – Öykülerle, Evdeki ve Çevredeki Dostların Psikolojisi

Onları o kadar küçümsedik ki, aslında aramızdaki farkın çok da belirgin olmadığını, psikolojilerinin bize ne kadar da benzediğinin
farkına varamadık bir türlü…

Bırakın psikolojilerini, bir canları olduğunu, bizler gibi acı çekebildiklerini görmezden gelip onları adeta bir mal olarak nitelendirdik. Bu nedenle hâlâ ülkemizde, hükümet konağı ya da kaymakamlıkta Veteriner Müdürlüğü yerine yanlışlıkla Mal Müdürlüğüne gidenler olmaktadır. Kısacası bizim “hayvan” anlayışımız hem komik hem de trajiktir.

Bu kitapta Prof. Dr. Tamer Dodurka, hayvan psikolojisini ne hale getirilebildiğimizi, onların mal değil duyguları olan varlıklar
olduğunu, bazen komik bazen de dramatik öykülerle sergiliyor.

Read More

Tekinsiz (Haunted)

Ortadan kaybolun. Sizi başyapıtınızı yaratmaktan alıkoyan her şeyi geride bırakın. İşinizi, ailenizi ve evinizi; tüm bu sorumluluklarınızı ve dikkatinizi dağıtan şeyleri üç aylığına askıya alın. İşinize tam anlamıyla odaklanmanızı sağlayacak bir ortamda, kafadar insanlarla birlikte yaşayın. Katılmaya hak kazananlar için kalacak yer ve yemek be-davadır. Profesyonel bir şair, romancı veya senarist olarak yeni bir gelecek kurma şansını yakalamak için haya-tınızın küçük bir bölümüyle kumar oynayın. Çok geç olmadan, hayalini kurduğunuz hayatı yaşayın. Yer çok sınırlıdır.

Her şey yukarıdaki ilanla başladı. Bunun yazarların inzivası olması gerekiyordu. Güvenli ve huzurlu bir yer olacaktı. Meğer öyle değilmiş. Birbirimize isimler verdik. Leydi Çöpçü, Ajan Fitneci, Aziz Bağırsaksız gibi. Hatalarımıza, suçlarımıza, günahlarımıza istinaden uydurduğumuz isimlerdi bunlar. Anlatacak birbirinden korkunç, kafa karıştıran, mide bulandırıcı hikayelerimiz vardı. Ancak en korkunç hikaye, bizi bir araya toplayan adamın birer kurbanı olduğumuzda yazılmaya başladı. Ve biz “şöhretler” dünyasına kapağı atıp kamera ışıklarını üzerimize çekmek adına tırnak sökmeyi, penis kesmeyi, insan pişirip yemeyi bile göze aldık; ama artık çok geçti…

Read More